|
ADANA SİVİL TOPLUM PLATFORMU VE TERÖR |
|
|
|
|
Çarşamba, 05 Kasım 2008 |
|
 Kentimizde altmışa yakın sivil toplum kuruluşu bir araya gelerek Terörle alakalı ortak bir metin hazırladılar.Adana Sivil Toplum Platformu’nun basın açıklaması şöyle;Zaman Birlik ZamanıBu topraklar üzerinde yüzyıllardır kardeşçe yaşamış insanları birbirine düşürmeye çalışan iç ve dış güçler her zaman olmuştur ve olmaya devam edecektir.
Kentimizde altmışa yakın sivil toplum kuruluşu bir araya gelerek Terörle alakalı ortak bir metin hazırladılar.Adana Sivil Toplum Platformu’nun basın açıklaması şöyle;Zaman Birlik ZamanıBu topraklar üzerinde yüzyıllardır kardeşçe yaşamış insanları birbirine düşürmeye çalışan iç ve dış güçler her zaman olmuştur ve olmaya devam edecektir. Bu kadar iç içe girdiğimiz, kız alp verdiğimiz, okullarımızda çocuklarımızın birlikte okuyup oynadığı, aynı kültürü paylaştığımız, aynı havayı teneffüs ettiğimiz ve“BİZ” olduğumuz Kürtler ve Türkler olarak kardeşliğimizi pekiştirmenin tam zamanıdır. Biz Türkler ve Kürtler bu ülkede bir araya gelip konuşmadığımız, kaynaşmadığımız ve birbirimizle kenetlenmediğimiz sürece inanın ne ekonomimiz ne huzursuzluğumuz nede başka bir meselemiz çözülmeyecektir. Tam aksine hep birilerinin ekmeğine yağ sürmüş olacağız. Atalarımız bu topraklar için, Çanakkale’de, Sina’da, Trablus’ta, Yemen’de, Kıbrıs’ta vs omuz omuza çarpıştılar. Bu ülkenin toprakları Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Çerkez’in vs kanıyla yoğrulmuştur. Bu topraklar üzerinde, hiç kimse bir diğerinden daha fazla bir hakka sahip değildir. Bu ülkenin bütünlüğü için ve geleceği için endişe taşıyan herkes bu ülkede aynı derecede hak sahibidir. Her türlü etnik ayırımcılığa karşıyız. Hiçbir ırkın diğer bir ırka üstünlüğü yoktur. “Hepimiz Hz. Âdem’deniz ve Hz. Âdem ise topraktandır.” Bir kişinin üstünlüğü ırk ile değil ancak taşıdığı yüksek ahlak ve faziletle olabilir… Ölen askerlerin arasında binlerce Kürt’ün varlığını ve en fazla şehit veren illerin başında Şırnak’ın geldiğini göz önüne aldığımızda, bu çatışmanın bir Kürt Türk çatışması olmadığı aşikârdır. Terör ayrım yapmaz. Bu ülkede zengini de fakiri de terörden nasibini aldığı gibi, terörist Türk Kürt ayrımı yapmadan vahşi cinayetlerini işler. Çünkü terörün gayesi, bir halkın hakkını müdafaa etmek değil, kendi çıkarlarına ulaşmak için önüne çıkan her şeyi yok etmektir. Bugünkü çatışmalar ve gerginlikler tesadüf değildir: Yaşanan bu çatışmalardan, akan kanlardan birileri güç ve para kazanıyor. Unutmayalım ki savaş ve kargaşa ortamı her türlü karanlık işi çevirmek için büyük bir fırsattır. Yetkili Kurumlar ve Halk, terörü besleyenleri, terörden nemalananları iyi gözlemlemelidir: Bir an için, terörün bittiğini, kardeşlik ortamının yeniden pekiştirildiğini, tüm ülkenin hep beraber kalkındığını hayal edelim: Böylesi bir ortamdan kimin rahatsız olacağını, kimin çıkarının bozulacağını düşünün ve teröre destek veren iç ve dış odakları görün… Şiddet ancak daha çok insanın ölümü ve daha çok anaların yüreğinin yanması demektir. Her türlü şiddeti durdurmalıyız. Terörün son bulması için şunlara dikkat edilmelidir: a) İnkâr politikasından vazgeçilmeli; sorunları inkâr etmek yerine kalıcı çözüm yolları aranmalıdır.b) Şu hassas dönemde, iktidar ve muhalefet, olumsuzlukları kullanıp birbirini alt etmeye çalışmak yerine, birlikte hareket etmeye, gayretle kalıcı çözümler üretmeye çalışmalıdır.c) Terörle ancak profesyonel güvenlik güçleri baş edebilir. Hayatında eli silah tutmamış gençlerimizi, birkaç aylık eğitimle terör bölgesine göndermek, teröristleri sevindirmekten ve anaları ağlatmaktan başka bir işe yaramaz.d) Terörün en büyük sermayesi kandırılmış topluluklardır. Bunun için bölgedeki kanaat önderleri ve ailelerin önde gelenleri ziyaret edilip gençlerin teröre payanda olmamaları konusunda destekleri alınmalıdır.e) Anneler ve babalar uyanık olup çocuklarına sahip çıkmalıdır.f) Suçlular ve Masumlar ayırt edilmeli, bölge halkına potansiyel suçlu muamelesi yapmak yerine devletin şefkat elinin uzatılması gerekir.g) Hassas noktalarda görev verilecek insanlar özenle seçilmeli, bölge insanının yapısını ve sorunlarını iyi bilen ve çözüm üretebilen, toplum psikolojisini bilen, şefkatle yaklaşabilecek yetkili ve etkili kişilerden seçilmesi gerekir. Somut örnek vermek gerekirse bölgenin, Recep Yazıcıoğlu ve Gaffar Okan gibi bürokratlara ihtiyacı var…h) Bölgeye ekonomik destek kapsamında yapılan yardım ve teşviklerin yerlerine ulaştığı takip edilmeli. Kişisel çıkar için eşe dosta dağıtımı engellenmeli.i) Vasıfsız işsizlerin eğitilerek vasıflı hale getirilip iş bulmalarını kolaylaştırmak gerekir.j) İşçi ve memur alımında hanede hiç çalışanı olmayan ailelere öncelik verilmelidir.k) Göç alan büyük illerde Kentsel dönüşüm konusundaki yatırımlara hız verilip biran önce bitirilmelidir.l) Hiçbir hukuksuzluğa ve keyfi davranışa izin verilmemeli, bu konuda hukuku çiğneyen kim olursa olsun cezasının hukuki süreç hızlandırılarak verilmesi gerekir. Bizler ne zaman birbirimize sahip çıkar ve birbirimizin hak ve hukukunu, inancını, dilini ve mezhebini sahiplenirsek o zaman özgür bir ülkede birlikte yaşama adına büyük bir iş başarmış olacağız ve asıl terör o gün bitmiş olacaktır. Bizler yüzyıllardır farklı dinlerden, dillerden ve ırklardan insanlar olarak bu topraklarda kardeşçe yaşadık. Bundan sonra da barış, özgürlük ve kardeşlik adımlarımızı daha da sıklaştırarak kardeşçe yaşamaya kararlıyız…
|
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 05 Kasım 2008 )
|