Üye Girişi
En Çok Okunanlar
- Doğrucu Davut, Adana Fen Lisesinin Ayrıcalığını Sorguluyor?
- YAKAR; SENDİKALARA SORDU?
- Nano teknolojili kumaşlar Rasim Duran'da
- Gürkan: "Zafer AK Parti'nin olacak."
- Adana …..... Lisesinde neler oluyor?
- Eğitim Bir Sen turnuvası seyredilmeye değer
- Eğitim-Bir-Sen Durak Ve Aski’ye Sert Çıktı.
- EĞİTİM-BİR-SEN GENEL BAŞKANI ADANA’YI ÖNEMSİYOR
- Eğitim Bir-Sen 1 nolu şubeden babalar günü mesajı
- Katsayı Adaletsizliğini Giderilmesini Memnuniyetle Karşılıyoruz
- Milletvekili Fatoş Gürkan’ın ‘Ağaç ve Nevruz bayramı’ mesajı
- MHP-Ak Parti ve Demokrasi
- Yüreğir Anadolu Lisesi-Yüreğir Halıcılar Anadolu Lisesi Oldu
- İsmail Koncuk İdealist'e patladı
| Atatürk bu gençliği mi istiyordu? |
|
|
|
|
Atatürk bizim “muasır medeniyetler seviyesine” çıkmamızı istediği doğrudur. Muasır medeniyetler ve bu medeniyetlerin gençliği uyuşturucu batağında, özgürlük adına cinselliğin her köşe başında kol gezdiği, sanat denilen faaliyetlerin insanlarını sapkınlığa yönlendirdiği bilinen gerçeklerden. Bizim gençliğimizde bu yönde olması için özel çabaların kucağında. Gençliğimizden genel anlamıyla ben ümitliyim; Ümidim çeşitli tuzakların girdabına düşürülen benim gençliğim “lütfü ilahi” diyerek tanımlayabildiğim bir sürecin sonunda “sahili selamete” ulaştırılıyor. Gençliğimiz, bazen çeşitli belaların neticesinde, bazen de köklerinin mükemmel olmasa da oldukça kaliteli ekilmesiyle, çiçek açma mevsiminde kardelenler misali başını gerçek bir gençliğe uzatıyor. Adana geçliğine konuyu getirmeyi hiç istemiyorum; Çünkü en bahtsız olanlardan biriside buranın insanları. Yılların yorgunluğu, ölçüsüz ve eğitimden uzak ailelerin gelmesi, varoşların oluşmasıyla çok kötü bir gençlik yetişmiş güzelim Adana’da. Kozmopolit, birbiri içerisine girmiş hele de manevi dinamiklerinden uzak olunca al başına özlenmeyen ama gerçek bir Adana gençliği. Adana’da kısmetli semtlerde ve ailelerde yetişmişseniz, aile bağlarınız sizi utanma duygusuyla yaşamaya itmişse ne mutlu. “Utanma” bazılarının dediği gibi kötü bir haslet değildir. Utanma insan olanların vasıflarındandır. Gençliğimizin sokaklardaki sarmaş dolaş hallerinden ne kadar utanma duygusunu yaşadıklarını gözlerimizin önüne getirirsek… Teşhirciliğe karşı olmanın adı “yobazlık veya çağ dışılık” olunca, gönlünüzden geçenleri dahi ifade edemezsiniz. Yatak odalarında veya kimsenin sizi görmediği mekanlarda olması gereken hareketlerin sahipleri “Atatürk gençliği” olmasa gerek. Uyuşturucunun farklı ama birbirinden güzel adlarla elden ele dolaşması özlediğimiz bir durum diye tanımlanamaz her halde. Sanattan uzak zevksiz, renksiz, hissiz bir gençlik, son olarak “Atatürk’ün özlediği bir gençlik” olamaz diye düşünüyorum…
Favori olarak isaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
|





